Sonsuzlukta mermi; saçmalı yanardağlar…
Yaşandıkça kan ağlar buğulu çağlar.
Yalnızlık, sadece çorak toprak sağlar.
İnci saçması beklenen sapsarı bağlar…
Öğretirken eğitemediğimiz nice dimağlar…
“Dur!” meşalesi söndükten sonra
Niçin açsın bahtsız gonca?
Melek kisvesine bürünüp erimekte mum;
Işığında bahtını kurar tane tane kum,
Gölgesinde istikbal tahtına çıkar malum.
Bir çürük elma sebep hazin uçurum…
Bir gün boy verecek fidanlar ile avunurum.
Yücedir soyun; ırkın şahane…

