Search This Blog

Showing posts with label okan. Show all posts
Showing posts with label okan. Show all posts

Tuesday, 18 November 2025

Mevsimin, Okan Emanet



Arkadaş, anlamı her an değişen unvan,

Ömür seyahatinde yanına aldığın cüzdan.

Sır gibi taşıdığın acı soğuktur rüyan;

Sana paydaş, sevmediğine düşman.

Yalnızlık titretir ruhunu ayazdan;

Bencillik melodisi çalar uzaktan.

 

Ve…

Mevsimin ilk karı yağdı…

Ve karın keyfini en çok…

Çocuklar çıkardı!

 

Duygular, gönül kasırgasında alabora,

İki ruh arasında sözler kumbara,

Dünden öğrendiklerimiz sade hatıra,

Kimi kime yeğlediğiniz gözü kara,

Beyaz gider, pembe bulutlar doğar kazara.

 

Ve…

Mevsimin ilk karı yağdı…

Ve karın keyfini en çok…

Çocuklar çıkardı!




Sunday, 5 October 2025

Zaman halkası, Okan Emanet

 

Şarkıyı dinlemek için

Zaman halkası, kolumda altın bilezik;

Pas tutmuş anılar; yolumda bakır müzik.

Pencere kenarında sazsız-sözsüz dinlerdik.

Ele geçirilmiş dualarımız hep ezik;

Dile gelmeyen acılarla yarınları ezdik.

 

Saat yönünde çevirdim gözlerini,

mâziye bakmadan…

Aksi yönünde dinledim sözlerini;

umut dileyerek aynadan…

Her bir dönemeçte zamanın aktörleri,

Kopardılar özümüzü, can suyumuz akmadan…

 

Gönlü tok bulutlardan acılar yağdı…

Bir girdap misali, derin sitemler adı…

Baştan döndürsem de değişmez tadı…

Kalbimdeki hesap gönlüne uymadı!

 

Çağ kapanıp dağ yaratıldı ağır ağır…

Nafile feryatlar; sade boşluğa bağır…


Saturday, 27 September 2025

Zincir, Okan Emanet



Şarkıyı dinlemek için

Boydan boya incir ağacını kesin;

Tuzlu yaşlar bedeninde, çağlar kesin.

Olsun! yeter ki yalnızlığımız üşümesin.


Cennet bahçelerinde kol kola incir…

Birbirleri arasında garip bir yarışma: Kibir…

Görünürde birbirine kenetlenmiş bir tasvir.

İlhamları bu demdir; demir soluk bir zincir.


Toprak örtüsü sarı; hayra yorma!

Beni gizlediğin yaralara asla sarma!

Göğsümde eskilerden kalma arma…

Kendi kendini yiyip bitiren bu karma…

Beni dün sanıp yitip gidenlere sorma!


Sürüsüne bereket sözlerin; her daim üstün…

Dizeler arasında, kurşun yüklü türkün…

Yazamadığım mısralarımla beni örtün.

İlk kez tanışmış edâlarla beni üzdün!