Search This Blog

Thursday, 1 May 2025

Zanaatkârın Bağrı, Okan Emanet


Composed by AI SUNO

Hasretin kokusu, vuslat rengi veya kırmızı,

Kendini kandırarak geçirdiğin günlerdeki sızı.

 

Hançerlerle bezenmiş zanaatkârın bağrı,

Yalan yağmurlarında yürürken gelen ağrı,

Yıldırım düşerken gelen nağmelerdeki çağrı,

Aklından geçenler kalbine batıyor günaşırı.

Uyku, ruhunla tanışıyor; düşünceler kapı dışarı.

 

Etrafını aydınlatmak için yanan mum: gönül eri;

Anıların sanki masal; tanıdıklarınsa peri,

Mazide kalan kötüler bile sözünün eri.

Çağımızın fenaları dökerken alın teri,

Bize düşen sadece kırmızılar içinde deri.

 

Bakarken fotoğraflara, iki gözün iki çeşme,

Gel de hatıra denizinde sızılarını deşme!

 

Yalnızlık; meleklerin su verdiği bir kök,

Zifiri karanlık geceler; nafile içini dök.

Son bir gayretle uyan sabaha; bu hissi sök!




Saturday, 19 April 2025

Perde, Okan Emanet




Composed by AI Suno

Beklenmedik anda, ruhunda açılınca pencere,

Nefesin sıkışır; acı ve sancısında cendere.

Hayatında sana biçilen rol; sahne ve perde,

Söyleyemediklerin yaşar seninle; hep içerde.

Kalbinin sokakları gam içinde; aynı yerde,

Bırakıp gidemezsin uzaklara; umut var serde.

Geçip giden her gün muamma; ne var ki elde?


Perde inmiş gözlerde ararsın mana ve cümle;

Koskoca duvarlar yürür üzerine, zulümle.

Sanki yok olacak ikilemler, yazsam var gücümle,

Dert ortağı nehirleri ikna etsem tek sözümle.


Hayat bir okyanus; sen ise bir nokta,

Perdeli ayaklar büyütüyor seni adeta.

Boğazında düğüm bu yollar, boynunda yafta,

Zaman mesafedir; ister yıl olsun ister hafta.

Kızarsın çaresizliğine; hatta olursun hasta,

Yine de çekersin perdelerini; siner dünyana lavanta.

Saturday, 5 April 2025

Gamzenin kıyısında, Okan Emanet

 



Composed by AI SUNO

Kalabalıklar içinde karakalem çehre çizdim;

Geleceğin siyah beyaz resminden habersizdim.

Tutkunun gamzelerine yakutlar dizdim;

Bir taneciğine yenilecek kadar çaresizdim.

 

Dalgaların şekil verdiği gençlik,

Ağzı köpük içinde kızgın beylik,

Ortaya çıkan silik ve yorgun benlik.

 

Ne istediler senden? Bir adam, dört başı mamur;

Ellerin ceplerinde yürürken, başında yağmur,

Yakanı hiç bırakmadı üstüne bulaşan çamur,

Hep senden bir şey bekleyenlerin elinde hamur...

Aynanın karşısına geçtiğinde beliren kambur.

 

Dili olsa da gecelerin, bir an söylese:

“Hasret kaldın; kısacık sevda seli sese.”

Biliyorum, yüreğim; ihtiyacın var ateşkese.


Sunday, 30 March 2025

Art of Living By Okan Emanet




Composed by AI SUNO

Fear, by word, by definition

Has never been in my term

Being challenged by anyone
No matter how this could be done
In any way learnt to overcome them
Because to dance with the fire is my art Maybe never do I get to fight
Maybe ever have I feared of night
Darkness, being grabbed behind
All the ways are clear to find
That is my art of living
All the triumphs on my way
I never stop to say
To dance with the fire is my art Ripped off the traces of tears
On my face passed all the years
Maybe I am still young
But I have no word left for song
In an open tone, I start to sing
Now it’s high time for the bell to ring
The end is coming forward
But I never look backward Because To dance with the fire is my art



Emek; Hayal Kırıklığı, Okan Emanet

 


Composed by AI SUNO

Emek; Hayal Kırıklığı

 

Nakış nakış işlenen emek, görmez hürmet,

Kalbinden dökülen tek dua; ya kısmet!

Ömür dediğin bir limana ulaşmaksa şayet

Ayağa kalk diyor sana, adsız bir kuvvet

Beş para etmeyen emek; nerelerde kıymet?

 

Yılların beşiğinde yeşerttiğim emek,

Her bir anında umutlar ilmek ilmek…

 

Mahzendeki ışık için çırpınışlar bir defa,

Doğmayacak güneş gibi bindir cefa,

Dudaklar zikretmeyecektir bir vefa;

İşte tam da burada kırıktır hayaller;

Yenilerine yer açmadan, elveda!

 

Hapsolmuş dualar, adımlarken avluda,

Gün doğumunda emekler, koşarken umuda,

Her yanım beşer, akıllar para pulda,

Nafile balık avlıyor emekler; bulanık suda.

 

Yılların beşiğinde yeşerttiğim emek,

Her bir anında umutlar ilmek ilmek…




Saturday, 29 March 2025

Mucize tohum, Okan Emanet

 


Composed by AI SUNO

Mucize tohum

Yerini yurdunu kurmuş iken bir ocakta,

altını üstüne çevirdiler yuvasını oracıkta,

kiremitler ördüler can yüzüne o sokakta,

çok derinden gelen mucize tohum doğmakta;

tebessüm gözlerde, ya kulübede ya da konakta.


Küçücük aralıktan sızan mucize tohum;

çaresiz yalnızlığa sarılmış, ışıktan mahrum.

Ser verip sır vermeyen esintilere mahkum,

ayna gibi kendinden pay biçen duygum...

"El değmemiş toprak örtüsünde diğer yarım."


Dağları devirip gelişen fidan,

ruhunda asla dinmeyen isyan,

sözcükleri dans ettiren lisan,

meydan okuyan dillerde zindan.


Dallarında sır küpü meyve...

Beni benden alan amansız zirve...




Saturday, 22 March 2025

Manzara, Okan Emanet

 Manzara


Composed by AI Suno

Göz yaşı pınarları arasında ateş yakan Ankara;

Kucağında mermer taneleri besleyen Marmara,

İki yurt arasında kalmış gönül, koşarken huzura;

Koparacaktır, melteme dönmüş yüreğim yaygara.

Serin iken sert; hafif iken dert, bu macera

Kapattığım anda gözlerimde, günü yitirmiş manzara.

 

Başı aşk, sonu mabet bu çağ;

Üst üste konmuş nefes, bu dağ;

Erişeceğim ya ölü ya da sağ!

 

Ağlayacağın kadar ağla;

Yağabileceğin kadar yağ;

İşte budur, değişmeyen manzara…

 

Bağı çözülmüş duygular…

Her nabzında seni sınar…

İstemeyeceğin kadar…

 

Ve artık sözler, yitip giden gençliğime ağıt;

Manzaramda sağa sola savrulan kâğıt,

Dillerimde tek dua: Gözümdeki ‘seni’ dağıt…






Sunday, 16 March 2025

Tez-2

 Composed by AI SUNO


Gönlün odalarında yeşeren duygu dinlemez;

aklın nafile çabalarla uyarsa da kaç kez,

yalvarsan da hayat, hayallerini affetmez,

nasıl olsa her yanın insan, sade yargısı tez.


Gül varmış, gülüm yokmuş der ya masal,

evvel zaman içinde yüzerken bir sandal,

udun kanadında bir aşk, hayal meyal,

her karakterinde ince işlenmiş bir sual,

"yaşananlar mı? umdukların mı?" kutsal...


Beklemek; ayaz geceler gibi buzdan,

kalp çalgısının telleri titrer yastan,

ve sazın kalbine aşkı döken ozan,

çıkar sahneye; olur ruhuna derman.

Tabi ki hüznün çiçeklerini açmaya varsan...


Sevda falı imgeleri yok ki eşi benzeri,

kanun taksiminde doğan sevda sesleri;

ince işçilikle kanun açar defteri;

sonunda güneş yükselip siler her nefreti...



Tez-1, Okan Emanet

Composed by AI SUNO

Müziğin girişinde ruhun gariban;

sonunda huzura inanıyorsan,

keman tellerinde ağlayan insan,

hasret taneleri ile doluysa her dakikan;

cebinde resim, almazsın ders hatalarından

 

Uzaklarda, denizin kulağındaki şarkı,

seni sana anlatan belli belirsiz yankı;

masum gitar nameleriyle haşir neşir...

manayı yitirmiş ruhlar ile dolu şehir,

keskin bıçak darbesiyle bölen bu nehir,

daha sayamadığım deryalardaki fikir...

hepsi bu soğuk dünyada tekdir, birdir.

 

Biçare kalmış öykü ile ilhamımı dağlama,

eski defterleri açıp için için ağlama;

ve nihayet sevince galip gelen hisli bağlama,

kime yarar ki bu dizeler sadece garibana...

 

Hep aynı tonda çalan ritim ve pes,

döner dolaşır aynı sözde durur

Hem de kaç kez?

yansıtır sana kalpleri

sade yargısı tez!

Hard on me by Okan Emanet

 

Hard on me!

Composed by AI Suno

Just because a wealth of exalt pursues your name

doesn't necessarily mean you hold the torch or flame.

Only when those flowered words get to play a game

will you come to fight a losing battle in shame.

At no time will there be a surge in honour!

In no way will they be a barrier to rumour!

"You are a miraculous power; too bold a claim!"

 

Hard on me to see these are music to one's ears,

Hard on me to watch one ignoring all the fears,

Hard on me to swim in the pool of shining tears.

 

As an ageing tree, I wear my heart on my sleeve,

with all the emotions bathed utterly and naive,

yet all the freezing stones cluster in gathering sheeve.

As if they were about to swear and thieve,

they would be over the cloud to deceive

" the yellow leaves of the trunk cannot conceive."

 

Hard on me to find an extenuating reason...

Hard on me to let them grow in previous season...

Hard on me to make the heart blossom...




Saturday, 8 February 2025

Yönsüz karınca, Okan Emanet

Composed by AI SUNO

Yönsüz karınca

 

Yapıcı olmayı bırakıp silince yapım ekini,

payda kalmayı unutup seçince tekini,

gider arkadaş; gelir arka-taş

özü taşa tutarak başlar bir savaş.

 

Tek kalarak kurtaracaktır postu;

aslan payını alıp unutacaktır dostu.

 

gider arkadaş; gelir arka-taş

özü taşa tutarak başlar bir savaş

 

Kargaşaya karışmış yönsüz karınca;

gövdesinden büyük yükler taşınca,

iğne atsan yere düşmez kalabalıkta kalınca,

Akıl var izan var

çizilsin yeni bir hat apar topar

yitip gidiyor karıncalar azar azar.

 

Tek kalarak kurtaracaktır postu;

aslan payını alıp unutacaktır dostu.

 

Yönünü arıyor karınca; akıl yolunda,

Sus pus kalacaktır eninde sonunda.


gider arkadaş; gelir arka-taş

özü taşa tutarak başlar bir savaş




Yazan: Okan Emanet




Kafiye mi? Hikaye mi? Okan Emanet

 


Kafiye mi? Hikaye mi?

 Composed by AI SUNO

Çıktım içimde yolculuğa

Gördüm ki acılar ve sızılar kol kola

Dedim ki;

Kalbin yarılsaydı da içine vicdan girseydi

Kafiyeler de hikayelerde yitip gitseydi

Ya da hikayeler kafiyeleri sevseydi.

 

Çıktım içimde yolculuğa

Gördüm ki acılar ve sızılar kol kola

 

Aklını yaşamakla bozmuş yürekler

Ansızın küle dönmüş kürekler

Bu seyahatte tanıdığım hayatlar

Amaçsız, umarsız onlar; çok bayatlar

Neleri eksikti acaba?

Kafiye mi? Hikaye mi?

 

Çıktım içimde yolculuğa

Gördüm ki acılar ve sızılar kol kola

 

Yüreğinden büyük aşklara girişenler

Sonunda hayallerini parayla sınayanlar

Benzine can gelmeyen o insanlar

Ciğeri hiç sızlamadan o didişenler

Kafiyeden mi uzaklar?

Yoksa hikayeleri mi böyle?

 

Çıktım içimde yolculuğa

Gördüm ki acılar ve sızılar kol kola


Yazan: Okan Emanet

Too academic, Poem written by Okan Emanet

 




Too academic!

 Composed by AI SUNO

Don’t you think you are too academic?

To what species are you endemic?

 

Much as each word’s connotation is obvious,
everyone’s intention is hilariously gorgeous.

No sooner had they come up with the hunch

than they got to narrow their branch.

Isn’t it high time they faced up with the reality?

The literary meaning covers every member of unity

Trying to discriminate someone from the rest,

Forcing the word to reach up to the best

No cap academy entails all the staff

 

Don’t you think you are too academic?

To what species are you endemic?

Beats me when you halt the epidemic!

Chop-chop that is going to be pandemic

No big surprise someone’s getting authentic.

 

Empty bodies lurking aimlessly swamped with multiple choices

All deprived of the ability to raise their voices

Imposing what to choose on those minds of sources

An academy is only a label they get the umbrella

Neither a story nor a novel, that is merely novella.

 

Don’t you think you are too academic?

To what species are you endemic?

Beats me when you halt the epidemic!

Chop-chop that is going to be pandemic

No big surprise someone’s getting authentic.

 

Don’t you think you are too academic?

To what species are you endemic?

By Okan Emanet


Saturday, 1 February 2025

Bir Kalem Bin Yalan, Okan Emanet


Bir kalem... Bin yalan...

Composed by AI

Neler döküldü neler?

Kimi ümitlerini kurdu?

Kiminin yeri yurdu,

Gözyaşları arasındaki sesler...


Bir elin kalbinde, bu anlamsızlığı anla;

yağmur yağar bir yandan hicranla

an gelir; derya deniz hislerin romanla

Başlar mürekkebin acıtmaya kanla canla


Ve neler söylendi neler

Bir kalem... Bin Yalan...


Her adım; çağlayan kanadım,

yaşadım sonsuzlukta; gözlerindi tek tadım

Ve saymadım yanıldıklarımı, yandıklarımı;

Bir kalem... Bin Yalan...


Neler yaşanır da, yazamaz olur kalem,

duvarlar ezer seni, alay eder el alem,

saklanmak istersin kelimelerin ardına;

anlamayacaksa etrafındaki yürekler madem

Bir kalem... Bin yalan...

Sunday, 12 January 2025

Düşünce, Okan Emanet


Düşünce

Composed by AI SUNO

Düşünce cemreye bir iz,

Adı Sen veya Siz

Sızlar kar taneleri arasında bir düşünce;

Kalp atışları hissiz; filizler sensiz...

 

Önce toprağa sonra havaya, umudun düşünce,

kırınca bu döngüyü apansız bir düşünce;

kalır bir yanın dünde, diğeri iç çekişlerinde...

 

Geçinemiyorsan bu asgari düşünceyle

yaşayamıyorsan buğulu camlar ardındaki işkenceyle

Ne diyor o süzülerek kayıp düşen damla?

"düşmeden buluş yüreğine batan yaşamla"

 

Düşünce aşk sonunda sizden bir yaprak,

Matem dolu hisleri barındıran toprak;

avucunda tuttuğun o paslanmış düşünce

benzer, başka birine aynadaki sen, sevince

 

Ve yine düşünce dünyana, derin bir düşünce;

kaderin, kederler içinde seni görünce

anlarsın ki; hayat, bıraktığın yerde yeniden başlar;

bir film karesinde çekip giden soğuk yaşlar

 

Yıldızlardan yalnızlığa umudun düşünce;

biri yukarıda, diğeri aşağıda, çetin bir düşünce

 

'biz' bildiklerimiz 'ben' olmaya düşünce

haklı çıkacaktır birileri,

düştüğünüzü görünce

ve tabi fayda getirmez dirileri

tutundukları ölümsüz düşünce: bencillik.



Yazan: Okan Emanet







Sunday, 29 December 2024

"Sen iyi kalplisin", diyorlar...

 


Composed by AI SUNO

İyi kalplisin diyorlar

 Demiş ya Cemal Süreya usta;

'Hasret kalmışız yüreği güzel insanlara'

Sanki söylemleri yepyeni buluşta

Dokunmaya çalışırlar açtıkları yaralara

Sen iyi kalplisin diyorlar...

 

İzin verseydiniz keşke

ruhunuzu besleyecek şiir damlalarına

kafiyeler yeşerseydi çürümüş çınarlarda

öğrenilsin diye yazılan bu meşke

Sen iyi kalplisin diyorlar...

 

Bakıyorlar alnımdaki çizgilere,

sözde en derin sezgileriyle:

içte yanan çelişkileriyle,

yıllardır o süregelen ezgileriyle

Sen iyi kalplisin diyorlar...

 

Sen yüzünü güneşe dön

bırak arkanda kalanlar

hasret kalsın

yüreği güzel insanlara.

Sen iyi kalplisin diyorlar...

 

Yola beraber çıktıklarınız küllenmiş volkan,

Yolda karşılaştığınız birer redifli vicdan,

Birikimleriniz biriktiği kadar o sözler:

Kalbinizden akanları görmeyen o gözler.

Sen iyi kalplisin diyorlar...

 

Okurken satır aralarını ince bir sesle,

Çıkarımlarınız kanatsız kuşlar tellerde;

İnip çıkarken mısralarımız tek bir nefesle

Kim bakar bu ahenge, Kim seni dinler de?

Sen iyi kalplisin diyorlar...

Yazan: Okan Emanet




Sunday, 14 July 2024

Hues Of Emotion; A Poem By Okan Emanet

 Either at dusk or at dawn,

all hues of emotion rise from the moon.

Though tomorrows cast a spell on our shadows,

life will be beautified by poem-hearted fellows.

 

Take the night; see how eloquently it wears in black,

and conceive of the beloved of whom there lies a distinct lack.

But the light’s hands lead you to a sighing sight

When your heart manages to separate black from white.

 

Fight against the realities insofar as you bear to feel blue;

then, on every reflection will appear what is true.

If you happen to let a poem flower in your farm,

your soul will certainly succumb to its charm.

 

And the moment will come for you to hug the green;

Life will sparkle with the feeling of the age of eighteen.

By Okan Emanet

 Duyguların her tonu

Ya şafakta ya da alacakaranlıkta,

aydan yükselir duyguların her tonu.

Yarınlar gölgelerimize büyü yapsa da,

güzelleşecektir bu hayat şiir kalpli dostların ellerinde

 

Geceyi al; nasıl da zarifçe siyaha bürünmüş bak,

ve düşün sevgiliyi, orada belirgin bir eksiklik var.

Ama ışığın elleri seni iç çektiren bir manzaraya götürür

Kalbin, siyahı beyazdan ayırmayı başardığında.

 

Gerçeklere karşı koy, hüzne dayanabileceğin kadar;

İşte o an her yansımada gerçek olan ortaya çıkar.

Olur ya izin verirsiniz bir şiirin tarlanızda filizlenmesine,

kapılacaktır mutlaka ruhunuz onun cazibesine.

 

Ve an gelecek ki yeşili kucaklayacaksın;

Hayat, on sekiz yaşın duygusuyla parlayacak.